Potansiyel mi Performans mı? Ölçme & Değerlendirmede En Sık Yapılan Yanılgılar
- Özge Özpağaç
- 7 Oca
- 2 dakikada okunur

Yüksek performans gösteren her çalışan, geleceğin lideri midir? Peki ya henüz yeterince görünür sonuç üretmemiş ama doğru koşullarda fark yaratabilecek potansiyeller? Ölçme ve değerlendirme süreçlerinde yapılan en yaygın hata, performans ile potansiyelin aynı kavramlar gibi ele alınmasıdır. Oysa performans geçmişi anlatır; potansiyel ise geleceği. Kurumlar bu ayrımı netleştiremediğinde yanlış terfiler, beklenen etkiyi yaratmayan liderlik atamaları ve sürdürülemez organizasyon yapıları ortaya çıkar. Özellikle C-level kararlar söz konusu olduğunda bu yanılgı, yalnızca bireysel değil kurumsal risk haline gelir.
Performans ve Potansiyel: Kavramsal Ayrım Nerede Başlar?
Performans Neyi Ölçer?
Performans, bireyin mevcut rolünde, tanımlı hedefler ve beklentiler doğrultusunda ürettiği çıktıları ifade eder. Ölçüm çoğunlukla şu göstergelere dayanır:
Hedef gerçekleşme oranı
Operasyonel verimlilik
Zaman ve kalite standartları
Kısa vadeli sonuçlar
Performans ölçümü, bugünün işini ne kadar iyi yaptığımızı gösterir. Ancak organizasyonların en kritik sorusu genellikle bugünden çok yarınla ilgilidir.
Potansiyel Neyi Gösterir?
Potansiyel, bireyin henüz deneyimlemediği roller, daha karmaşık sorumluluklar ve belirsizlik içeren ortamlar karşısında nasıl performans gösterebileceğine dair öngörüdür. Şu boyutları kapsar:
Öğrenme çevikliği
Stratejik düşünme kapasitesi
Liderlik eğilimleri
Değişime uyum ve dayanıklılık
Potansiyel, doğası gereği bugünkü sonuçlardan değil; davranış kalıpları ve gelişim kapasitesinden beslenir.
Ölçme & Değerlendirmede En Sık Yapılan Yanılgılar
Yüksek Performansı Otomatik Terfi Göstergesi Sanmak
En sık karşılaşılan hata, teknik ya da operasyonel olarak yüksek performans gösteren çalışanların liderlik rollerine otomatik olarak uygun kabul edilmesidir. Oysa güçlü bir uzmanlık, her zaman güçlü bir liderlik davranışı üretmez.
Potansiyeli Sezgiyle Değerlendirmek
“Bu kişi ileride çok iyi olur” gibi öngörüler, yapılandırılmış veriyle desteklenmediğinde kişisel kanaatten öteye geçmez. Sezgiler değerli olabilir; ancak ölçümün yerini alamaz.
Tek Boyutlu Araçlara Dayanmak
Sadece performans puanları ya da yalnızca kişilik envanterleriyle alınan kararlar, bireyin çok boyutlu yapısını yansıtmaz. Bu yaklaşım, potansiyeli ya abartır ya da tamamen gözden kaçırır.
Organizasyonel Bağlamı Dışarıda Bırakmak
Aynı birey, farklı ekip yapıları, liderlik stilleri ve kurum kültürlerinde tamamen farklı performanslar sergileyebilir. Bağlamdan kopuk değerlendirmeler yanıltıcıdır.
Sağlıklı Bir Ölçme & Değerlendirme Sistemi Nasıl Kurgulanmalı?
Çok Katmanlı Değerlendirme Yaklaşımı
Etkili sistemler tek bir ölçüm aracına değil, bütüncül bir yapıya dayanır:
Yetkinlik bazlı değerlendirmeler
Davranışsal mülakatlar
Psikometrik ölçümler
Liderlik analizi araçları
Bu yaklaşım, performans ve potansiyelin net biçimde ayrıştırılmasını sağlar.
Bugün ve Yarın Ayrımını Netleştirmek
Bugün: Mevcut rolde sürdürülebilir performans
Yarın: Daha geniş etki alanlarında liderlik kapasitesi
Bu iki eksen ayrı ayrı ölçülmeli, tek bir skor altında toplanmamalıdır.
Gelişim Perspektifini Sürece Dahil Etmek
Ölçme & değerlendirme yalnızca seçim ve eleme aracı değil; gelişim planlarının da temelini oluşturmalıdır. Potansiyel, doğru destekle açığa çıkar.
Yanlış Kararın Gerçek Maliyeti
Stratejik Riskler
Yanlış değerlendirme kararları şu sonuçları doğurabilir:
Etki yaratmayan terfi kararları
Yönetim ekibinde uyumsuzluk
Kurum kültüründe güven kaybı
Artan yetenek kaybı
Bu maliyetler çoğu zaman kısa vadede fark edilmez; ancak orta ve uzun vadede ciddi stratejik kayıplara yol açar.
Doğru Değerlendirme Ne Sağlar?
Sürdürülebilir liderlik havuzu
Sağlam yedekleme ve succession planları
Veriye dayalı, savunulabilir kararlar
Kurumsal şeffaflık ve güven
Bu nedenle ölçme & değerlendirme, yalnızca İK’nın değil, doğrudan üst yönetimin gündeminde yer almalıdır.
Doğru Soru, Doğru Karar
Performans, bireyin ne yaptığını; potansiyel ise ne yapabileceğini gösterir.Bu ayrımı doğru yapan kurumlar, yalnızca bugünü optimize etmekle kalmaz; geleceği de güvence altına alır. Ölçme & değerlendirmede başarı, çok ölçmekte değil; doğru şeyi, doğru bağlamda ölçebilmekte yatar.




