En İyi Liderler Neden Açık Pozisyonlara Başvurmaz? Türkiye’de Üst Düzey İşe Alımın Görünmeyen Gerçeği
- 20 saat önce
- 2 dakikada okunur

Türkiye’de birçok kurum, üst düzey işe alım süreçlerini hâlâ ilan ve başvuru odaklı yürütüyor. Pozisyon tanımlanıyor, ilan yayınlanıyor, başvurular toplanıyor ve en uygun aday seçiliyor. Süreç düzenli, şeffaf ve ölçülebilir görünüyor. Ancak bu yöntem, liderlik piyasasının gerçek dinamikleriyle her zaman örtüşmüyor.
Gerçek şu: Türkiye’de bir şirketin bir sonraki CEO’su, Genel Müdürü ya da kritik fonksiyon lideri büyük olasılıkla o ilana başvurmayacaktır. Çünkü üst düzey liderlerin önemli bir bölümü aktif aday değildir. Onlar hâlihazırda organizasyonlarının içinde değer üretmekte, dönüşüm projelerini yönetmekte ve stratejik kararlar almaktadır.
Türkiye’de Liderlik Piyasasının Yapısal Dinamikleri
Pasif Aday Gerçeği
Uluslararası veriler, çalışanların çoğunluğunun pasif aday olduğunu; bu oranın özellikle üst düzey ve uzman rollerde daha da arttığını göstermektedir. Türkiye’de de tablo benzerdir. Üst düzey yöneticiler genellikle:
Güçlü bir kurumsal pozisyonda çalışır
Rekabetçi bir ücret ve yan hak paketine sahiptir
Sektör içinde görünür ve referanslıdır
Kritik projelerin merkezindedir
Bu profil, ilanlara başvurmaktan ziyade, güvene dayalı temaslara açık bir yapı gösterir.
Demografik ve Sektörel Baskılar
Türkiye’de özellikle sanayi, enerji, altyapı, finans ve regülasyona tabi sektörlerde:
Deneyimli liderlerin emeklilik eşiğine yaklaşması
Yeni nesil lider havuzunun sınırlı olması
Dijital ve ESG yetkinlik beklentilerinin artması liderlik arz-talep dengesini zorlaştırmaktadır. Bu durum, doğru üst düzey atamanın stratejik önemini daha da artırmaktadır.
İlan Temelli Süreçlerin Yarattığı Yapısal Risk
Görünmeyen Yanlılık (Hidden Bias)
Sadece gelen başvurulara dayanmak, fark edilmeden bir filtre yaratır. Kurumlar:
Piyasadaki en iyi lideri değil,
Başvuran en iyi lideri seçmiş olur.
Bu iki sonuç arasında önemli bir fark vardır. Özellikle Türkiye gibi ilişki ağlarının güçlü olduğu pazarlarda, görünmeyen yetenek havuzu oldukça geniştir.
Yanlış Atamanın Maliyeti
Türkiye’de üst düzey bir yanlış işe alımın maliyeti yalnızca yıllık ücretle sınırlı değildir. Aşağıdaki etkiler toplam maliyeti katlar:
Stratejik projelerde gecikme
Organizasyon içi güven kaybı
Yönetim kurulu ile uyum sorunları
Yeniden işe alım ve geçiş süreci maliyeti
Toplam etki, çoğu zaman yıllık toplam maliyetin birden fazla katına ulaşabilir.
Güçlü Organizasyonlar Sürece Nasıl Yaklaşıyor?
İlanla Değil, Pazar Analiziyle Başlamak
Başarılı şirketler süreci şu adımlarla kurgular:
Sektörde başarıyla performans gösteren liderlerin haritalanması
Rakip organizasyon analizleri
Liderlik DNA’sının tanımlanması
Motivasyon ve hareket dinamiklerinin değerlendirilmesi
Bu yaklaşım reaktif değil, proaktiftir.
Güvene Dayalı Stratejik Temas
Üst düzey lider hareketi çoğunlukla şu kanallardan gerçekleşir:
Güvenilir bir referans
Gizli ve yapılandırılmış bir temas
Rolün stratejik etkisinin net anlatımı
Amaç ve yetki çerçevesinin açık tanımı
Bu süreç bir ilan kampanyası değil; danışmanlık temelli bir etkileşimdir.
Türkiye’de Yönetim Kurulları İçin Kritik Soru
Günümüzde liderlik rolleri daha karmaşık hale gelmiştir. Dijital dönüşüm, regülasyon baskısı, sürdürülebilirlik yükümlülükleri ve küresel rekabet artık temel gerekliliklerdir. Bu ortamda yönetim kurullarının sorması gereken soru değişmelidir:
“Kaç başvuru aldık?” değil,“Piyasadaki en güçlü liderlerle gerçekten konuştuk mu?”
Üst düzeyde avantaj, erişimdedir. En iyi liderler ilanları takip etmez; doğru zamanda, doğru güven ilişkisi içinde yapılan davetleri değerlendirir.
Liderlikte Gerçek Rekabet Görünmeyen Alandadır
Türkiye’de üst düzey işe alımın geleceği, ilan yönetiminden ziyade pazar zekâsına dayalı stratejik erişimde yatmaktadır. Liderlik havuzu sınırlı, riskler yüksek ve beklentiler artarken; organizasyonların proaktif, veri temelli ve güven odaklı süreçler kurgulaması kaçınılmazdır.
En güçlü liderler genellikle başvurmaz. Onlarla temas kurulur.Fark yaratan kurumlar, tam olarak bunu yapabilenlerdir.



