Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilir Kalkınma ve Yeni Nesil Çalışanların Seçim Kıstasları

Engin Güvenç, E&E Group

Günümüzde yetenekli çalışanlar, iş başvurusunda bulunurken şirketlerin sadece finansal performansı değil, kurumsal yönetim, sosyal ve çevresel değerlere verdiği önem üzerinde de durmaktadırlar.  Kurumun saygınlığı, marka bağlılığı ve itibarı, uzun süreli var olabilme ve çalışanlarına gerekli imkânları sağlayabilmesinin birbiri ile bağlantılı olduğunun farkında olan yeni nesil çalışanlar, yaptıkları işin topluma bir fayda sağlamasını olmazsa olmaz bir ölçüt olarak görmektedirler.

Fortune dergisinin ‘çalışılabilecek en iyi şirketler endeksi’ veya ‘çalışılabilecek en iyi yer’ ölçümlerini hatırlarsınız. Bugün benzeri birçok araştırma yapılıyor.  Çalışanların değerlemeleri belirlenen ödüller ve bu ödülleri kazananlarının ortaya koyduğu gurur gösteriyor ki, bir şirketin çalışma şekli kurumsal itibarının oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Bu değerlemede adayların iş başvuruları sırasında; şirketlerin entellektüel ilgileri, çalışma ortamı ve saygınlıkları, aldıkları ödüller, adayların kendini geliştirebilme imkânları yanında, şirketin topluma ve bugün dünyanın karşılaştığı en zorlu konulara karşı yaptığı mücadeleler (küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik, enerji darboğazı vb.) ve getirdikleri çözümler önemli kıstaslar olarak görülmektedir.

Accenture tarafından incelenen yeni mezunların ve potansiyel çalışanların beşte üçü iş başvurularında şirketlerde etik yönetimlerin önemli bir ölçüt olduğunun üstünde durmuşlardır. GlobeScan’in yaptığı çalışmaya göre öğrencilerin üçte ikisi çalışacakları şirketi belirlerken alacakları maaşın şirketin sahip olduğu sosyal ve çevresel itibarından daha önemli bir etken olmadığının altını çizmişlerdir

Sonuç olarak şirketlerin daha başarılı ve kalıcı olması için çalışanlarından beklentileri değişmekte ve çeşitlenmekte iken, kalifiye çalışanların bir şirkette kalıcı olma ve şirket için önemli değerler yaratma motivasyonu karşılığındaki beklentileri değişmiştir. Başarı için birbirine nerede ise kenetlenmiş karşılıklı beklentilerde en önemli sorumluluk doğal olarak İnsan Kaynakları yöneticilerindedir. Çünkü şirketleri başarıya taşıyan Sürdürülebilir Kalkınma anlayış ve yaklaşımının şirketin tüm damarlarına yayılması ve bir kültür olarak benimsenmesinin başarısı İnsan Kaynakları ile mümkün olacaktır.