blog8

Kariyer İçin Karizma Gerekli Mi?

KARİYER İÇİN KARİZMA GEREKLİ Mİ?

Şirketlerde yükselmek için karizma gerekli mi? Yoksa yükselenler mi daha karizmatik oluyor? Bu arada acaba karizma ne? Karizmanın tanımını sorduğum herkes farklı şeyler söyledi. Sebebi kanımca karizmanın kaynağı ile ilgili değişik görüşlerin olması. Herkes karizmatik bulduğu kişileri düşünüp, neden karizmatik bulduğunu yorumluyor. Karizma kaynakları gerçekten de çok çeşitli. Dış görünüm, statü, para, konuşma, ses tonu, davranışlar, espri gücü, başarı,yetenek, ünvan ve daha birçok şey. Bunların biri ya da birden fazlası olabilir kişide. Görünümü hiç etkileyici olmayan bir kişi piyanonun başında devleşebilir. Ferrari’sinden inen bir genç, diğerine gore daha etkileyici olabilir. Ya da Ferrarisi’ni satarak Tibet’e giden kişiden, insanlar şaşkınlıkla karışık etkilenir. Bu kişi başarılı oldu imajı çizerse ve inandırabilirse karizmatik, inandıramazsa ‘salak’ olur.

Karizmayı genel anlamda ‘etkileme gücü’ olarak tanımlayabiliriz. Bu tanımın içinde yer alan iki sözcük de önemli. Karizma olabilmesi için illa ki etkileyebilmek gerekiyor. Güç kelimesi ise hem etkileme miktarını gösteriyor, hem de kendisi zaten tüm karizma kaynaklarının odağındaki unsur. Kişi ne kadar güçlü imajı oluşturursa insanların hayranlığını kazanma olasılığı o kadar artıyor. İnsanlar güçlüleri tercih ettiklerinden, aslında karizmatik insan arayışlarını bilinçli ya da bilinçsiz sürdürüyorlar.

Karizmanın bir de sürekliliği konusu var. Karizmatik olmak bir şey ama bunu sürdürebilmek daha önemli bir şey. ‘Çizilmiş’ karizmaların tamiri zor olabiliyor. Kişinin yarattığı imaja uymayan davranış ve durumlar karizmaya ciddi zararlar verebiliyor. Burada kişinin doğru ya da yanlış olması önemli değil. Önemli olan ‘seyircilerin’ ne algıladığı.

Şirketlerde kariyer-karizma ilişkisinin bir ‘yumurta tavuk’ ilişkisi olduğunu gördüm. Üst düzeye doğru gidildikçe karizma miktarı artıyor, ( ancak statünün yarattığı bu karizmayı artırmak ve sürdürmek yöneticinin elinde). Diğer taraftan yükselmek için de karizma-etkileme gücü- gerekli. İyi de ‘Karizma markette satılmıyor’ demişti bir danışanım ‘nerede bulabilirim?’. ‘Kendi içinizde’ dedim ‘markete gerek yok!’.

Toplumsal karizmatik kişilerin bizlerle bireysel ilişkisinin olmaması nedeniyle, onun günlük ‘normal insan’ hallerini görmediğimiz için karizma daha rahat korunur. Şirketlerde ise günlük mücadeler sırasında farkında bile olmadan yaptığımız konuşmalar, davranışlar; yaşadığımız kişilik çatışmaları, rekabet ortamları, stresli anlardaki tepkiler karizmayı daha çabuk etkiler

Bu nedenle insan ilişkileri şirketlerde diğer karizma unsurlarının ayrılmaz bir parçası olarak ortaya çıkar. Terfilerde görünen ve görünmeyen birçok ‘oy’ kullanılır. Konunuzda ‘vazgeçilmez bir dahi’ değilseniz pozitif bir imaj çizmek işinize daha çok yarar.

Karizma kaynaklarınızı iyi değerlendirerek karizmanızı ve yükselme şansınızı artırabilirsiniz. Dış görünümünüze özen gösterin, konuşma, dinleme ve sunum becerilerinizi geliştirin; pozitif davranışlara ağırlık verip diğer insanlarla iyi geçinin. Diğer insanlara sık sık fikir sorun. Bu sayede onlar sizing yaptıklarınız biliyor ve ister istemez destekliyor olacaklar. Daha çok teşekkür edin; yanlıştan ziyade doğru bulun, adil ve dürüst olun, başkalarının başarısına destek olun. Yeteneklerinizi ve yetkinliklerinizi iyi tanıyın ve kendinizi sürekli geliştirin. Yükselmek için karizma şart değildir. Başka yolları da vardır. Bunları yapmayıp da yükseldiğini gördüğünüz insanlar örnek olmamalı. Hayat tek bir şirket değildir. Hayatta kaybolmayan bir etkileme güçüne sahip olabilmek daha önemlidir.

Kaybolmayan sadece iki karizma kaynağı vardır: Bilgi ve Sevgi. Deneyin ve etkisini görün.

 

Sevgiyle

Kıvanç Ersöz